Web Tasarım
- Anasayfa
- Web Tasarım
Web Tasarımın İlk Malzemesi Müşterilerinizden Duyduğunuz Sorular
Bir web sitesine giren kişinin aklında çoğu zaman tek bir soru vardır: Bu işletme benim işimi çözebilir mi? Bu yüzden bir web tasarım projesinde ilk toplantının gündemini renkler ya da beğendiğiniz örnek siteler belirlemiyor; müşterilerinizin size en sık yönelttiği sorular belirliyor. Telefonda, mesajlarda ya da tezgâhın önünde tekrar tekrar duyduğunuz soruları birlikte listeliyoruz. Fiyatın neye göre değiştiği, siparişin nasıl teslim edildiği, size hangi saatlerde ulaşılabileceği gibi konular genellikle listenin ilk satırlarına yerleşir. Her birinin cevabı sitede hazır durduğunda, aynı açıklamayı gün içinde defalarca yapmanıza gerek kalmaz. Elazığ’da hizmet veren bir işletmenin sitesine gelen kişi, aradığını birkaç saniyede bulamazsa sayfayı kapatıp bir sonraki sonuca geçer. Bu listeyi, sitenin hangi sayfalardan oluşacağına ve her sayfada neyin önce görüneceğine karar verirken pusula olarak kullanıyoruz. Böylece tasarım, sizin anlatmak istediklerinizle ziyaretçinin öğrenmek istediklerini aynı yapıda buluşturuyor.
Soruların yanına ikinci bir liste ekliyoruz: Siteye giren kişinin sonunda ne yapmasını istiyorsunuz? Kimi işletme için bu bir telefon araması, kimisi için teklif formu, kimisi için de mağazaya gelip ürünü yerinde görmek anlamına gelir. Hedef belirsiz kaldığında sayfalar ne kadar şık görünürse görünsün ziyaretçiyi bir sonraki adıma taşımaz. Aynı görüşmede hedef kitlenizi de ayrıntılı konuşuyoruz. Kurumsal alıcılarla mı çalışıyorsunuz, yoksa bireysel müşterilere mi satış yapıyorsunuz? Ziyaretçileriniz sizi önceden tanıyor mu, yoksa adınızı ilk kez mi duyuyor? Her cevap, ana sayfadaki mesajın tonunu ve iletişim düğmelerinin konumunu değiştirir. Görüşmenin sonunda elinizde, sitenin neden var olduğunu tek cümleyle anlatan bir amaç ve bu amaca ne kadar yaklaştığımızı gösterecek birkaç somut ölçüt bulunuyor. Ölçüt dediğimiz şey karmaşık bir tablo değil; aylık form sayısı ya da siteden başlatılan telefon araması gibi takibi kolay birkaç gösterge.
Mevcut bir siteniz varsa onu da masaya koyuyoruz. Hangi sayfaların ziyaret aldığını, hangilerinin hiç açılmadığını ve formların gerçekten çalışıp çalışmadığını kontrol ediyoruz. Eski sitede işe yarayan bölümleri korumak, her şeyi silip baştan başlamaktan çoğu zaman daha akıllıcadır; arama motorlarının tanıdığı adreslerin bir gecede kaybolmaması gerekir. Sektörünüzdeki birkaç rakip siteyi de inceliyoruz, ancak amacımız onları taklit etmek değil. Onların cevapsız bıraktığı soruları, yüzeysel anlattığı hizmetleri ve kafa karıştıran menülerini not ediyoruz. Bu karşılaştırma, sizin sitenizin hangi noktada farklılaşabileceğini gösteriyor. Varsa sosyal medya hesaplarınızı ve basılı tanıtım materyallerinizi de inceliyoruz; sitenin bu kanallarla aynı dili konuşması, müşterinin sizi her yerde tanımasını kolaylaştırıyor. Keşif aşamasını yazılı bir özetle kapatıyor, web tasarım sürecinin geri kalanında aldığımız her kararı bu belgeye dayandırıyoruz. Sonradan bir fikir değiştiğinde, neyin neden seçildiğini bu özet sayesinde birlikte hatırlayabiliyoruz.
İçerik Taslağı Onaylanmadan Renk Seçmiyoruz
Keşiften çıkan sorular, sitenin iskeletine dönüşüyor. Hangi hizmetin kendi sayfasını hak ettiğini, hangilerinin tek bir sayfada toplanabileceğini birlikte belirliyoruz. Birbirine yakın üç hizmeti ayrı sayfalarda anlatmanın mı, yoksa tek sayfada karşılaştırmalı sunmanın mı daha anlaşılır olduğuna ziyaretçinin karar verme biçimine bakarak karar veriyoruz. Menüde çok fazla seçenek olduğunda ziyaretçinin kararsız kaldığını bildiğimiz için ana menüyü sade tutuyoruz. Her sayfanın tek bir asıl görevi oluyor: bir hizmeti anlatmak, güven vermek ya da ziyaretçiyi iletişime geçirmek. Site haritasını önce basit bir liste olarak, ardından sayfaların birbirine nasıl bağlandığını gösteren bir şema olarak hazırlıyoruz. Bu şema üzerinde ziyaretçinin ana sayfadan iletişim formuna kaç tıklamada ulaştığını sayıyoruz. Yol uzuyorsa yapıyı sadeleştiriyoruz. Blog, referanslar ya da sık sorulan sorular gibi bölümlerin gerçekten gerekip gerekmediğini de tartışıyoruz; içi boş kalacak bir bölümü hiç açmamayı tercih ediyoruz. İskelet onaylanmadan tek bir ekran çizmiyoruz, çünkü sonradan eklenen her sayfa önceden kurulmuş dengeyi bozar ve tasarımın bir kısmını yeniden yapmayı gerektirir.
Metinleri sektör jargonuyla değil, müşterinizin kullandığı kelimelerle yazıyoruz. Sizin her gün kullandığınız bir terim, sizi ilk kez arayan kişi için hiçbir şey ifade etmeyebilir. Bu nedenle hizmetlerinizi önce bize, yeni bir müşteriye anlatır gibi anlatmanızı istiyoruz. Konuşmadan çıkan notları kısa paragraflara, açık başlıklara ve sık sorulan sorulara dönüştürüyoruz. Bir hizmet sayfasını okuyan kişi genellikle üç şeyi merak eder: işin nasıl yapıldığını, ne kadar sürdüğünü ve karşısında kimin olacağını. Her sayfanın taslağını size gönderiyor, düzeltmelerinizi aldıktan sonra son hâline getiriyoruz. Hangi bilginin ilk ekranda görüneceği, hangisinin sayfanın aşağısında kalacağı da bu taslakta netleşiyor. Görsel çalışmaya ancak içerik onaylandıktan sonra geçmemizin nedeni basit: Kutuların içine ne gireceğini bilmeden kutu çizmek, sonradan metni kırparak kutuya sığdırmak demektir. İçerikten yola çıkan bir web tasarım anlayışı, sayfaların hem daha dengeli hem de daha inandırıcı olmasını sağlıyor.
Fotoğraflar da içerik taslağının bir parçası. Hazır görsel arşivlerindeki gülümseyen ofis çalışanları, ziyaretçiye sizin hakkınızda hiçbir şey söylemez. Mümkün olduğunda işyerinizin, ekibinizin ve tamamladığınız işlerin gerçek fotoğraflarını kullanmayı öneriyoruz. Elinizde uygun kareler yoksa hangi fotoğraflara ihtiyaç olduğunu sayfa sayfa listeliyor ve çekimi planlamanıza yardımcı oluyoruz. Işık, açı ve arka plan için kısa bir not hazırlıyoruz; böylece telefonla çekilen kareler bile sitede tutarlı görünebiliyor. Logonuzun, belgelerinizin ve varsa sertifikalarınızın yüksek çözünürlüklü dosyalarını da bu aşamada topluyoruz. Her görselin hangi mesajı desteklediğini ve yanında hangi açıklamanın yer alacağını taslakta işaretliyoruz. Aynı aşamada harekete geçirici ifadeleri de yazıyoruz. “Bize ulaşın” gibi genel bir düğme yerine, ziyaretçinin o sayfada vermek üzere olduğu karara uygun bir çağrı seçiyoruz. Soruların cevaplarını, fotoğrafları ve düğmeleri bir araya getiren bu taslak, sitenin kâğıt üzerindeki ilk hâli oluyor ve sonraki bütün görsel kararların dayanağına dönüşüyor.
Önce Telefondaki Ziyaretçiyi, Sonra Geniş Ekranı Düşünüyoruz
Görsel tasarıma geçtiğimizde onaylanmış bir içerik elimizde olduğu için renk, yazı karakteri ve boşluk kararlarını rastgele vermiyoruz. Varsa logonuzdaki renkleri ve basılı materyallerinizi temel alıyor, yoksa sektörünüze ve hedef kitlenize uygun sade bir palet öneriyoruz. Yazı karakterini seçerken şıklıktan önce okunabilirliğe bakıyoruz; küçük ekranda zor okunan bir yazı, ne kadar zarif olursa olsun ziyaretçiyi yorar. Önce birkaç temel sayfanın tasarımını hazırlıyor, onayınızı aldıktan sonra aynı dili diğer sayfalara taşıyoruz. Tasarımı size durağan bir resim olarak değil, telefonda ve bilgisayarda gezilebilen bir önizleme olarak sunuyoruz; böylece kararı gerçek kullanıma yakın koşullarda veriyorsunuz. Düğmelerin, başlıkların ve kartların her sayfada aynı şekilde davranması, sitenin güven veren bir bütün olarak algılanmasını sağlıyor. Web tasarım aşamasında sık başvurduğumuz bir yöntem de sayfayı bulanıklaştırıp bakmaktır. Ayrıntılar kaybolduğunda bile gözün önce ana mesaja, ardından iletişim düğmesine gitmesi gerekir.
Ziyaretçilerinizin önemli bir bölümü sitenizi telefondan açıyor; bu yüzden ilk taslağı dar ekran için hazırlıyoruz. Geniş ekranda yan yana duran üç sütunun telefonda hangi sırayla alt alta dizileceğine baştan karar veriyoruz. Telefon numarasına dokunulduğunda arama başlıyor, adrese dokunulduğunda harita uygulaması açılıyor. Düğmeleri başparmakla rahatça basılabilecek büyüklükte tutuyor, form alanlarının sayısını en aza indiriyoruz. Sayfanın altında sabit duran bir arama düğmesi telefonda çok işe yarar; bu düğmenin içeriği örtmemesine de özen gösteriyoruz. Telefonda doldurması zahmetli bir form, masaüstünde fark edilmeyen bir müşteri kaybına yol açar. Siteyi yalnızca tarayıcının ekran simülasyonunda değil, farklı boyutlardaki gerçek cihazlarda da deniyoruz. Metinlerin taşmadığını, görsellerin kesilmediğini ve menünün tek elle kullanılabildiğini tek tek kontrol ediyoruz. Kontrast ve yazı boyutu gibi erişilebilirlik ayrıntıları, görme güçlüğü yaşayan kullanıcılar kadar güneş altında telefonuna bakan herkesin de işini kolaylaştırıyor.
Hız, tasarımın görünmeyen ama en çok hissedilen parçası. Görselleri yüklemeden önce sıkıştırıyor, gerçek gösterim boyutlarına getiriyor ve ekranın dışında kalanların sayfa kaydırıldıkça yüklenmesini sağlıyoruz. Gereksiz eklentilerden ve ağır animasyonlardan kaçınıyoruz, çünkü her ek kod parçası sayfaya yük bindirir. Hızı yalnızca kendi bilgisayarımızda değil, zayıf mobil bağlantıyı taklit eden testlerle de ölçüyoruz. Yazı tiplerini ve simgeleri de gereğinden fazla dosya indirmeyecek biçimde yüklüyoruz. Arama motorlarının siteyi doğru okuyabilmesi için temel altyapıyı da bu aşamada kuruyoruz. Her sayfaya kendine ait bir başlık etiketi ve açıklama yazıyor, başlık hiyerarşisini düzenli tutuyoruz. Sayfa adreslerini kısa ve anlaşılır kuruyor, görsellere açıklayıcı alternatif metinler ekliyoruz. Site haritası dosyasını hazırlayıp arama motorlarına bildiriyoruz. Bu çalışmalar tek başına sizi üst sıralara taşımaz; ancak ileride yapılacak içerik ve optimizasyon emeğinin boşa gitmemesi için sağlam bir zemin oluşturur.
Anahtarları Size Teslim Ediyor, Siteyi Yaşatmaya Devam Ediyoruz
Siteyi yayına almadan önce yazılı bir kontrol listesinden geçiriyoruz. Bütün formları gerçek bir mesaj göndererek deniyor, gelen e-postanın doğru kişiye ulaştığını görüyoruz. Eski sitenizden kalan adresleri yeni sayfalara yönlendiriyor, daha önce paylaşılmış bağlantıların hata sayfasına düşmesini önlüyoruz. Ziyaretçi hareketlerini izleyecek ölçüm kodlarını ve arama motoru doğrulamalarını kuruyoruz. Yazım hatalarını, kırık bağlantıları ve eksik görselleri son bir kez tarıyoruz. Sayfa başlıklarının, sosyal medyada paylaşıldığında çıkan önizleme görsellerinin ve tarayıcı sekmesindeki küçük simgenin doğruluğu da bu listede yer alıyor. Gizlilik ve çerez metinlerinin güncel olduğunu da kontrol ediyoruz. Listeyi sizinle de paylaşıyoruz ve işaretlenmemiş bir madde varken siteyi açmıyoruz. Deneyimlerimiz, web tasarım işlerinde en çok aceleye getirilen kısmın bu son kontroller olduğunu gösteriyor. Site açıldıktan sonraki ilk haftalarda da formları, hız ölçümlerini ve arama motorlarının sayfaları taramaya başlayıp başlamadığını yakından takip ediyoruz.
Sitenin sahibi sizsiniz ve bunun kâğıt üzerinde de böyle görünmesi gerekiyor. Alan adını sizin adınıza kaydediyor, barındırma hizmetini de sizin hesabınız üzerinden açıyoruz. Yönetim paneli, alan adı ve barındırma şifrelerini teslim sırasında yazılı olarak size veriyoruz. Yıllar önce yaptırdığı sitenin şifresine ulaşamayan ya da alan adının kimin üzerine kayıtlı olduğunu bilmeyen işletme sahipleriyle sık karşılaşıyoruz. Elazığ’daki işletmenizin sitesinde bir fotoğrafı değiştirmek istediğinizde kimseden izin ya da şifre beklememelisiniz. Bu yüzden teslim dosyasına hesap bilgilerinin yanında sitenin kurulu olduğu sistemi, kullanılan eklentileri ve yedeklerin nerede tutulduğunu da ekliyoruz. Alan adının yenileme tarihini ve barındırma paketinin bitiş zamanını takvime işliyor, yaklaşan tarihleri size önceden hatırlatıyoruz. Böylece bir sabah sitenizin kapandığını fark etmek gibi can sıkıcı sürprizler yaşanmıyor. Bir gün bizimle çalışmayı bıraksanız bile sitenizi başka bir ekibe sorunsuz devredebilmeniz, bizim için işin doğal bir parçası.
Yayına almak, sitenin tamamlandığı anlamına gelmiyor. Kullanılan sistemin ve eklentilerin güvenlik güncellemelerini düzenli olarak yapıyor, siteyi otomatik yedeklerle koruyoruz. Bir sorun çıktığında son sağlam yedeğe dönebilmek, saatler süren onarımlardan çok daha hızlı bir çözümdür. Bakım kapsamında içerik değişikliği taleplerinizi de karşılıyoruz: yeni bir hizmet sayfası, güncel bir fotoğraf ya da değişen çalışma saatleri gibi. İsterseniz basit düzenlemeleri kendiniz yapabilmeniz için yönetim paneline dair kısa bir eğitim veriyoruz. Bakımın sıklığını ve kapsamını sitenizin büyüklüğüne göre birlikte belirliyoruz; birkaç sayfalık bir tanıtım sitesi ile sık güncellenen bir katalog sitesi aynı ilgiyi gerektirmez. Belirli aralıklarla ölçüm verilerine birlikte bakıyor, ziyaretçilerin nerede takılıp nerede ayrıldığını inceliyoruz. Az okunan bir sayfanın metnini yeniliyor, gözden kaçan bir düğmenin yerini değiştiriyoruz. Web tasarım hizmetini bu yüzden tek seferlik bir teslim olarak değil, işletmenizle birlikte büyüyen bir çalışma olarak görüyoruz.
Web Tasarım Hakkında Sık Sorulan Sorular
Kurumsal bir site kaç sayfa olmalı?
Sayfa sayısı önceden belirlenen bir rakam değil, anlatılacak işin yapısından çıkan bir sonuçtur. Ayrı yürüyen her hizmet kendi sayfasını hak eder; birbirine çok yakın olanlar tek başlık altında toplanabilir. Bir web tasarım planında kullandığımız ölçü şu: tek cümleyle anlatılabilen bir görevi olmayan sayfa, muhtemelen gereksizdir.
Mobil uyum ayrı bir ücret kalemi midir?
Hayır; küçük ekran düzeni işin ayrılmaz parçasıdır ve ayrıca fiyatlandırılmaz. Teklifte hangi ekran boyutlarının ele alınacağı, hangi tarayıcıların kontrol edileceği ve teslim öncesi yapılacak denemelerin kapsamı açıkça yazılır. Sonradan ek istenen bir kalem olarak karşınıza çıkmaz.
Elimizdeki metin ve fotoğraflar yeni siteye taşınabilir mi?
Güncelliğini koruyan ve doğruluğu teyit edilen metinler ile yeterli çözünürlükteki fotoğraflar taşınabilir. Taşımadan önce bunları birlikte gözden geçiriyor, eskimiş bilgiyi ve birbiriyle çelişen açıklamaları ayırıyoruz. Kullanım hakkı belirsiz görseller için yeni çekim ya da uygun bir karşılık öneriyoruz.
Teslimden sonra güncellemeleri kendimiz yapabilir miyiz?
Evet. Yönetim paneli, güncellemeyi kimin yapacağı belli olacak biçimde kurulur ve gereksiz seçenekler kapatılır. Teslim görüşmesinde metin düzenleme, görsel değiştirme ve yeni kayıt ekleme gibi temel işler uygulamalı olarak gösterilir; kısa bir kullanım notu da sizde kalır.
Bir sitenin tamamlanması ne kadar sürer?
Süreyi belirleyen üç şey var: metinlerin hazır olma hızı, istenen işlevlerin kapsamı ve onayların ne kadar sürede dönmesi. Bu üçü netleştikten sonra aşamaları gerçek teslim tarihleriyle takvime bağlıyoruz. Takvim tek bir bitiş günü olarak değil, ara teslimlerle ilerleyen bir plan olarak paylaşılır.
Alan adı ve barındırma hesapları kimin üzerine açılmalı?
Her iki hesabın da doğrudan kurum adına açılmasını öneriyoruz; böylece erişim ve yenileme kontrolü sizde kalır. Kurulum tamamlandıktan sonra kullanıcı bilgileri güvenli biçimde teslim edilir. Yenileme tarihlerinin takibinin kimde olduğu ise teklif metninde açıkça belirtilir.
